Arap Bakkal

Free texts and images.
Jump to: navigation, search
Arap Bakkal
written by Nâzım Hikmet
first published in Yeni Gün on February 27th, 1931 under the pseudonym "Ben"
Arap Bakkal

Her şerefli mahallenin bir, bazı bazı iki, üç bakkalı olur... Bizim mahalle de oldukça şerefli sayılır, iki gözüm... Bizim de mahalle bakkalımız var, anam babam! Yalnız bizimkisi Araptır, efendiciğim, kuzguni Arap!.. Yani senin anlayacağın, gündüz feneri!

Bizim Arap bakkalın, yedi mahalle öteye namı şanı yayılmıştır... Ecnebide nasıldır bilmem ama, tekmil İstanbul tanır bizim bakkalı gibi geliyor bana hani!.. Sözün kısası, beyağabeyciğim, dâhi-i azam Abdülhak Hâmit’in meşhurluğu haltetmiş, bizim Arap bakkal ondan da şanlıdır!..

Dahi-i azam neye dillere destandır sanki? Yazdıklarını okuyup da altından çıkabiliyor musun, iki gözüm? Kuran’ı okuyup anlamak daha kolaydır gibi geliyor bana!.. Ama, gel gelelim, Abdülhak Hâmit Bey meşhurdur işte!..

Bizim Arap bakkal neye meşhurdur sanki? Ucuzcu mudur? Yok..!. Yağın halisini, yumurtanın tazesini mi satar? Yook... Veresiye muamelesi geniş midir? Yoook... Ama, gel gelelim, meşhurdur işte!..

Zaten, iki gözüm, insan neden nam şan kazanır? Nasıl dillere destan olur? Anlaşılmaz ki...

Bizim Arap bakkal sofudur, efendiciğim... Dükkânı temizdir, efendiciğim.. Dükkânın köşesinde tahta parmaklıklı veznesi vardır... Veznenin bir tarafında hesap defteri durur, öbür tarafında Mushaf... Bir yandan deftere hesap yazar, bir yandan Kelamıkadim okur! Sofuluğun bu kadarını çekemem doğrusu!.. İnsanın, Nakşiliğinden şüphelenirim sonra...

Tekkeler açıkken, Bektaşiler hoşuma giderdi benim... Oruç tutmazlar, namaz kılmazlar, dem çekerler, huuu! deyip geçinip giderlerdi erenler...

Tekkeler açıkken de, ben dem çekerdim beyağabeyciğim, şimdi de çekerim; oruç tutmazdım, şimdi de tutmuyorum; namaz kılmazdım, şimdi de kılmıyorum. Hani bu işlerde öyle sadakatliyim ki, iki gözüm, Bektaşi diye beni enseleseler yeri var...

Şu geçen mübarek Ramazanın son günlerinde havalar açık gittiydi hani! Yaz geliyor, dedim, keyiflendim... Şöyle akşamüstü biraz, cumbada sofrayı kurup bir iki tek çekeyim, dedim.

Sofudur filan ama, rakının iyisi bizim Arap bakkalda bulunur. Gittim Arap bakkala:

— Hacım, ver şuradan bir yüz dirhemlik, dedim.

Arap almaz almaz suratıma baktı :

— Ne yüz dirhemliği? dedi.

— İmam suyunun yüz dirhemliği, dedim...

— Nasıl imamın suyunun? dedi...

— Alay etme, hacı!.. Yüz dirhem Bilecik ver şuradan, dedim...

— Bilecik mi? dedi...

— Ha, dedim.

Arabın suratı arzuhal kâğıdı gibi sapsarı oldu efendiciğim, gözleri fıldır fıldır :

— Yok, dedi...

— Alay etme, hacı, dedim, rafların üstü pırıl pırıl mübareklerin şişeleriyle dolu yahu!.. dedim... .

—Yok, dedi, satmam, dedi... Mübarek Ramazanda günaha sokma beni, dedi. Orucumu başıma fırlatma; Ramazanda rakı vermem, dedi.

Vay anasını, hacı Ramazan diye rakı satmıyordu bana...

— Hacı, vicdan hürriyeti serbesttir Cumhuriyet devrinde, ver şuradan Bileciği... dedim.

Daha bin dereden su getirdim ama, Arap bakkal peşin parayla bile, rakı satmak istemiyordu. Teres oğlu teres... Derviş oğlu derviş... Nakşibendi kerata... Mürteci Arap!..

Kan tepeme çıktı. Veznede duran bakkal defterini kaptığım gibi yerleştirdim hacının kafasına. Hacı bir feryat kopardı. Veznenin öbür yanında duran Mushaf-ı Şerif’i aldı, o da ver etti suratıma... Mushaf yere düşmesin, mübarek Ramazan akşamı günaha girmeyelim diye, elimle yakaladım. Mevlam taksiratımı affetsin, aptestsizdim ama, n’eylersin?

Lafı uzatmayalım, Arabın elinden çıkıp benim elime gelinceye kadar havada uçtuğu için Mushaf’ın yaprakları dağılmıştı. Şöyle bir düzene koyayım demeye kalmadı, içinden bir gazete düştü yere. Baktım, acayip bir gazete beyağabeyciğim. Üstünde bir sürü çıplak gaco resmi var... Vay anasını, bak hele hacı Mushaf’ın içinde ne saklıyormuş?

—Hacı bu ne? dedim...

—Al yüz dirhemliğini de haydi git başımdan, dedi.

Aldım yüz dirhemliğimi, hem de veresiye, beyağabeyciğim, çekildim er meydanından!

Şimdi, bir on beş gündür, dikkat ediyorum, bizim Arap bakkal veznenin üstüne Kelamıkadim’i koymuyor artık...



SemiPD-icon.png Works by this author are in the public domain in countries where the copyright term is the author's life plus 53 years or less. cs | de | en | eo | es | fr | he | pl | ru | zh
  ▲ top